RÖPORTAJ Haberleri
Göz sağlığına dikkat et, hayat görülmeye değer...

“Gözünüz geleceğe iyi baksın diye hizmetinizdeyiz” sloganıyla yola çıkan, yeni binası, deneyimli kadrosuyla sizleri bekleyen sıcacık konforla iç içe bir hastane. Özel Konya Göz Hastanesi en özel anlarınızı daha iyi görmeniz için gözlerinize sağlık katmaya devam ederken sizlere mutluluğun tadını çıkarmak kalıyor. Göz ve göz sağlığı konusunu işin uzmanına sorduk. Op. Dr. Fikret Uçar’a bu güzel röportaj için teşekkür ederiz.

Göz sağlığına dikkat et, hayat görülmeye değer...
PAYLAŞ
A
Haberi Oku

Öncelikle bize kendinizi tanıtabilir misiniz?

1973 Konya Ereğli doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ereğli’de tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için İzmir’e gittim. 1991 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimime devam ettim. Tıp fakültesini tamamladıktan sonra uzmanlık için göz ihtisasını kazandım ve o zamanki ismiyle Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesinde 4 yıllık uzmanlık ihtisasını tamamladım. Eğitim sürecimi tamamlandıktan sonra kısa bir süre Konya Başkent hastanesinde çalıştım. Daha sonrasında askerlik görevi için Elazığ’da bulundum. Askerlik süremi tamamladıktan sonra Elazığ’da bir yıl kadar daha çalıştım. Sonraki süreçte kendi memleketim olan Ereğli’ye döndüm. Ereğli’de özel bir hastane açılmıştı ve bana bir davet gelmişti. Bende bu daveti kırmayarak kendi memleketime geri döndüm. Özverili ve ciddi bir gayret sarf ederek bir şeyler yapmak istedik ama umduğumuz gibi olmadı. Ereğli’de kurulan ilk özel hastaneydi. İdari tasarruflar ya da yönetimdeki sıkıntılar sonucunda hastane kapanmak zorunda kaldı. Hastane kapandıktan sonra 2006 yılında Konya’ya döndüm ve Özel Selçuklu Hastanesinde çalışmaya başladım.2007 yılının Ekim ayında kendi yerimizi açarak Konyagöz olarak hizmet vermeye başladık.

Tıp merkezi olarak hizmet vermeye başlamışken neden hastane statüsüne geçmeyi tercih ettiniz? Kuruluşunuzdan ve hizmetlerinizden bahseder misiz?

2006-2007 yılları arasında Özel Selçuklu Hastanesindeki on üç aylık çalışma sürecimizde kendi yerimizi açma düşüncesi aklımızda hep vardı. Birkaç arkadaşla bunu planlıyorduk. Bu süreçte Numune Hastanesinin karşısı otopark alanının içerisinde küçük bir bina vardı. Sanki bizim için tasarlanmış bir binaydı, tıp merkezini orada açtık.2007 yılının Ekim ayında Konya Tıp Merkezi olarak hizmet vermeye başladık. Küçük bir yer olmasına rağmen bizim için zevkli ve keyifli bir çalışma dönemi oldu. Tıp merkezinin belli kısıtlamaları olması nedeniyle bizler daha büyük kurum olmak için hastane statüsüne geçtik. Tıp merkezinde hem bina olarak hem de yapılan ameliyatlar kısıtlı. Örneğin vitreoretinal cerrahi ameliyatları yapamıyoruz. Sağlık Bakanlığı ve diğer mevzuat buna izin vermiyor. Ayrıca Kornea nakliyle ilgili ameliyatlar vs. bunlarla alakalı hastane statüsüne geçmemiz ve fiziki olarak daha büyük alanlarda hizmet vermemiz gerektiği için hastaneleşme sürecine girdik. 2012 yılının sonuna doğru başka bir hastanenin ruhsatını devralarak devam ettik. Tabi ki bu süreç sanıldığı kadar kolay olmadı belli zorluklarla karşılaştık ama bunlar bizler için kolay aşılacak zorluklardı. Hastane statüsüne geçişte ilk başlarda aynı binada hastane hizmeti sunmaya devam ettik. Yalnız binalarımız kiraydı bu yüzden konforlu ve ferah bir bina yapma düşüncemiz vardı ve bunu gerçekleştirdik. Bu binamızda güzel işler yapıyoruz ve inşallah yapmaya da devam edeceğiz.

Gözle ilgili her tedaviyi uyguluyoruz. Gözle ilgili şuan da yapamadığımız bir ameliyat ya da hizmet kalmadı. A’ dan Z’ye gözle ilgili aklınıza gelebilecek tüm hizmetleri vermekteyiz. Hizmetlerimizle alakalı olarak;

  • Vitreoretinal cerrahi dediğimiz göz arkası ameliyatlarını hastanemizde yapmaktayız. Asistanlık zamanlarımda bu ameliyatlar için hastalar büyükşehirlere giderlerdi. İster istemez hastalarımız da büyük göz problemleri ile karşılaştıklarında ameliyatlarının büyükşehirlerde yapılacağı düşüncesi mevcuttu. Çok şükür ki artık hastalarımızı gözle ilgili hangi problemle karşılaşırlarsa karşılaşsınlar başka şehirlere göndermiyoruz burada sağlıklarına kavuşturuyoruz.
  •  Excimer laser tedavisi cerrahi bir tedavi yöntemidir. Excimer laser 10 yıldır kurumumuz tarafından bölgemizde uygulamakta ve bu tedavi yöntemi hastalarımız için büyük kolaylık sağlamaktadır.
  • Kornea nakli Kamu Hastanelerimizde belli ölçüde yapılmaktadır.  Fakat özel hastanelerin getirmiş olduğu dinamizim ile bu anlamda da hizmetlerimiz bulunmakta. Halk arasında göz nakli denilen kornea nakli ameliyatı korneanın şeffaflığının azalması ve buna bağlı olarak görmede azalmalar olması durumda yapılan bir tedavi yöntemidir.
  • Göz kapağı ameliyatı konusuna da değinecek olursak hem belli rahatsızlıkları beraberinde getirmesi hem de sadece estetik amaçlı göz kapağı ameliyatlarını hastanemiz de gerçekleştirebiliyoruz. Göz kapağı sarkması, göz kapağı düşüklüğü, göz çevresindeki diğer estetik bozukluk ve göz çevresindeki kırışıklıklar gibi birçok göz kapağı rahatsızlıkları kliniğimizde tedavi edilmekte. Plexi laser dediğimiz yöntemi kullanarak bu rahatsızlıkların bir kısmı tedavi edilmekte.

 

Konya Göz Hastanesi olarak diğer hastanelerden farkınız neler?

Diğer hastanelerle kendimizi kıyasladığımızda fark olarak söyleyebileceğimiz; hastanın gözle ilgili tüm problemlerini çözebilecek, akıllarında bir soru işareti olmadan gelip hizmet alabilecekleri bir kurumuz. Gözle ilgili tüm problemlerinde onların kesin çözüm bulabilecekleri spesifik bir yer olmamızın yanında hastalarımıza göz sağlıklarını ve güven duygusunu sunuyoruz.

Anlaşmalı olduğunuz kurumlar var mı? Muayene ücretleriniz nasıl?

Anlaşmalı olduğumuz kurumlar SGK, Bağkur, emekli sandığı ve bunun yanında özel sigorta kuruluşlarının birçoğuyla anlaşmalarımız var. Konya bulunmuş olduğu konum itibariyle sağlık turizmi açısından çok gelişmiş bir şehir değil. Sağlık turizmin şehrimizde gelişebilmesi adına yenilikçi adımlar atıyoruz ve atmaya devam edeceğiz. Muayene ücretlerimize gelince her hastanın rahatlıkla karşılayabileceği afaki olmayan tutarlar diyebiliriz. Zaten bu konuda da hastalarımız bize rehberlik ediyorlar ve birbirlerine bir şekilde muayene ücretlerimizi aktarıyorlar. Ama kısaca hastayı çok yormayan ve zorlamayan tutarlar diyebiliriz. Zaman zaman bu konuda eleştirildiğimiz elbette oluyor fakat belli kurallarımız ve prensiplerimiz var bunlara uymamız gerekiyor.

 

Konya’da göz sağlığı ne durumda ve göz sağlığına yeteri kadar önem veriliyor mu?

Zamanla mesafe kat eden bir durum aslında. Bunu on sene ya da yirmi sene önce ile kıyaslarsak durum çok daha iyi. Bu konuda tabi ki sağlık sektöründeki gelişmelere paralel olarak gerek kamuda gerekse özel hastaneler de bu konuda ciddi mesafeler kat edildi. İnsanlar daha geniş imkânlara sahip olmanın yanında artık eskisinden daha bilinçliler. Kısaca insanlar sağlıkları için vakit ayırmaya ve sağlıklarına önem vermeye başladılar.

 

Konya dışından gelen hastalarınız oluyor mu?

Vermiş olduğumuz hizmetlerden dolayı tam teşekküllü hastane olmamız sebebiyle elbette Konya dışından, İstanbul, Ankara gibi birçok şehirden hatta yurtdışından gelen hastalarımız mevcut. Bunun zaman içerisinde daha da artacağını düşünmekteyiz. Konya ya da Konya dışından gelen hastalarımızın hastanemizden memnun ayrılması bizim için önem arz etmektedir.

Hastalarınız genelde en çok hangi şikâyetlerle geliyor?

Hastalarımız gözleri ile ilgili her türlü şikâyetle kurumumuza gelebiliyorlar. Az görmeden tutun da gözünde alerjik problemi olanlara, çeşitli görme şikâyetleri olandan göz tansiyonuna vb gibi tüm şikâyetlerine çözüm bulmak ve tedavi olmak için hastanemizde muayene olmaktadırlar.

Göz bozukluğunun nedenleri nelerdir? Gözün bozulma sebebi gözün uzunluğu ya da kısalığıyla mı oluşuyor?

Göz bozukluğunun nedeni aslında daha çok genetiktir. Örneğin hastamız geldiğinde eğer gözü bozuksa ilk sorduğumuz soru ‘’anne baba ya da ailede gözlük kullanan var mı?’’ sorusudur. Bunun dışında göz bozukluğu sebebi olarak çevresel faktörleri ele alabiliriz. Çevresel faktörlerin göz bozukluğunu tetiklediği ile ilgili yapılan çeşitli çalışmalar ve kanıtlar var. Artık günümüz dünyasında teknoloji ile çok hasır neşir olduğu için insanlar buna bağlı olarak çeşitli problemlerle karşılaşmakta. Telefon tablet bilgisayar gibi cihazların ve bu cihaz ekranlarının oluşturduğu göz şikâyetleri günümüzde oldukça fazladır. Göz uzunluğu ya da kısalığı diye bir tabir elbette var. Gözün yapısı insanın doğuştan itibaren belli bir büyüme evresiyle beraber belli bir ölçüye ulaşıyor. Ama göz büyüklüğü bir insan Miyopsa daha büyük bir göze Hipermetropsa da kısa bir göze sahiptir. Dolayısıyla gözün bozukluğu gözün yapısına göre değişiklik gösterir.

Çocuklarda en sık görülen görme sorunları nelerdir? Çocuklarda gözle ilgili nelere dikkat etmeliyiz?

Çocuklarda da tüm görme bozuklukları görülebilir. Miyopi, Hipermetropi veya Astigmatizm ve buna bağlı kayma problemleri alerjik göz rahatsızlıkları oluşmakta. Bizler bu konuda ailelere çocuklarında bir problem hissettikleri anda kontrole getirmelerini öneriyoruz.2 yaş ve sonrasında da rutin görme muayenelerinin yapılmasını ve ihmal edilmemesi gerektiğini dile getiriyoruz. Bu önemli bir konu çünkü bu yaşlarda farkına varılan görme sorunu o anda tedavi edilebilir. Çocuklarda rutin kontrolleri ihmal edilirse göz tembelliği dediğimiz problem ortaya çıkabilir ve bu rahatsızlığın ileri yaşlarda tedavi edilmesi zor olmasıyla birlikte geç kalınmış olunabiliyor. Anne ve babaların bu konuda duyarlı olmalarını ve çocuklarında herhangi bir problem hissetmeseler bile kesinlikle iki yaşına gelen çocuklarını ve okul çağına gelmiş çocuklarını okula başlamadan önce göz muayenelerini yaptırmalarını söylüyoruz. Aslında büyükler içinde bu böyle 35-40’lı yaşlarda kontrole gelmelerini öneriyoruz. Ama insanlar genelde bir görme problemi olduğunda doktora gitmeyi tercih ediyor. Oysaki göz tansiyonunu biz muayeneye geldikleri zaman fark edebiliyoruz. Erken doğumla alakalı da çok kısa belirtmeliyim ki özellikle 30 hafta ve öncesi doğumlarda bebeklerde damar gelişiminin tam olmaması nedeniyle bebeklerin hassasiyetle kontrol edilmesi gerektiğini ve buna yönelik takiplerinin ve tedavilerinin yapılmasıyla körlüğe yol açacak sürecin durdurulması söz konusu olmakta. Erken doğan çocuklarımızın tedavileri için kuruluşumuz donanımlı hizmet sunmaktadır.

 

İleri yaşlarda en çok hangi göz rahatsızlıkları ile karşılaşıyorsunuz?

Yaş artıkça sistemik hastalıklarda artıyor. Sistemik hastalıkların başında bu gün diyabet yani şeker hastalığı dediğimiz rahatsızlık geliyor. Bu rahatsızlıkların etkilediği en önemli organlardan biri gözdür. Gözün arkasında kanama veya yeni damar oluşumları katarak hastalığının hızlanması gibi birçok probleme sebep olmaktadır. Hipertansiyona bağlı olarak da birçok göz hastalıkları ortaya çıkmaktadır. İleri yaşlarda katarak, sarı nokta dediğimiz rahatsızlıklarla çok karşılaşmaktayız. Erken teşhis ve tedavi uygulandığı takdirde ciddi olumlu sonuçlar alabiliyoruz. İnsanlarımızın bu konuda hassasiyet gösterip 40’li yaşlardan sonra yıllık rutin kontrollerini yaptırmalarını öneriyoruz.

 

Gözler ile ilgili duyduğumuz en sık problem katarakt. Peki, katarakt nedir, nasıl bir tedavi süreci vardır?

Katarakt, göze gelen ışınların saydam lens tarafından retinaya odaklanmasıyla görme durumunun bozulması hastalığıdır. Göz merceğinin saydamlığını kaybederek matlaşması başka bir ifadeyle göze gelen ışınların artık rahat gelememesi durumu ve buna bağlı olarak gözün içerisindeki merceğin bulanıklaşmasıyla ortaya çıkan görme rahatsızlığıdır. Gözümüzde bulunan mercek yaşla itibaren yavaş yavaş saydamlığını yitiriyor. Bazen bu durumu daha erken yaşlarda görebiliyoruz. Çeşitli ilaçların alınması, çok fazla güneşe maruz kalmak ya da başka hastalıkların katarak hastalığını hızlandırması söz konusudur. Bu durumlar dışında katarak hastalığı genelde ileri yaş hastalığı olduğunu söyleyebiliriz. Gözde bulunan lensin bulanıklığı ve görmede azalma olması insanların günlük yaşamını olumsuz etkilemekte. Bu sebeple çözümler aramaktadırlar. Katarak hastalığının tek tedavi yöntemi cerrahi işlemdir. Cerrahi operasyon dışında ilaç tedavisi ya da başka tedavi yöntemi var mı diye genelde soruyorlar. Ama tek çözüm cerrahi işlem. Katarak ameliyatı çok uzun sürmeyen ve sonrasında kısa sürede sağlıklarına kavuşabilecekleri bir süreçtir. Katarak ameliyatı için kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilecekleri bir süreç olduğunu belirtiyoruz. Fakat katarak ameliyatı özenle ciddi ve işi bilen uzmanlar tarafından yapılması gereken önemli bir ameliyattır.

Lazer tedavisi hangi hastalar için uygulanır ve hasta kesin sonuca ulaşır mı?

Lazer tedavisi refraktif göz kusurlarında yani gözlük kullanan hastalarda uygulanan bir tedavi yöntemidir. Yani  miyop, hipermetrop ve astigmatın tedavisinde kullanılan ve refraktif cerrahide bütün dünyada uygulanan en yaygın yöntemlerden biridir.  Lazer olmak istiyorum diye gelen her hastaya lazer tedavisi uygulamıyoruz. Öncelikle lazer tedavisi olmak için gelen hastanın göz yapısının bu ameliyata uygun olması gerekmektedir ve hasta 18 yaş sınırını geçmesi gerekmektedir. Lazer tedavisi için gelen hastanın başka bir göz rahatsızlığı olup olmadığını ön muayene ve tetkikler neticesinde kontrol edilip lazer tedavisi uygulanıp uygulanmayacağına karar veriyoruz. Eğer lazer için gelen hasta bu şartları taşımıyorsa lazer tedavisi uygulanmaz. Konya Göz Hastanesi olarak bizim de gözlük kullanan doktorlarımız elbette var.  Bunun sebebi lazer tedavisinin güvenilir olmaması değil meslektaşlarımın göz yapısının bu operasyon için uygun olmaması ya da başka bir göz rahatsızlıklarının var olmasıdır. Hastanemiz de çalışan 12 doktorumuzdan göz bozukluğu olan 2 doktorumuza kriterleri uygun olduğu için lazer tedavisi uygulandı. Yine güvenirliliği konusunda şüpheye düşmemeleri için şunu da belirtmeliyim ki en yakınlarıma bu tedaviyi uygulamaktayım ablamın çocuklarına da bu tedaviyi gerçekleştirdim. Oğlumun da lazer tedavisi için 18 yaşına gelmesini bekliyorum. Ön yargılı yaklaşmamak, sadece doğru kurumu, doğru yöntemi ve doğru hizmeti alabileceğiniz donanımlı ve konforlu bir hastane bulmanız gerekmektedir.

 

Diyabet hastaları göz rahatsızlıklarında daha riskli bir grup mu oluşturuyor? Onlar neler yaparak göz sağlıklarına dikkat edebilirler?

Özellikle diyabet hastalarının dikkat etmesi gereken en önemli unsur mevcut hastalığın takibi ve tedavisidir.  Diyabetin kontrolü kişide ne kadar iyi ise buna bağlı ortaya çıkacak rahatsızlıklar daha az olmakta. Diyabetin diğer organları etkilemesi diyabetin kendi seyrinin kötü gitmesinden kaynaklanıyor. O yüzden şeker hastalarının mutlaka kan şekerlerinin takip ve tedavisi konusunda hassas olmaları gerekmekte.

Bilgisayar televizyon veya telefonlar gözler için zararlı mı? Yoksa gözün çalışmasını ve dikkati arttırmasını mı sağlıyor?

Buralardaki aktivitelerimiz gözlerimizi ciddi olarak etkilemekte. Uzun süren bu aktiviteler gözlerin yorulmasına ve odaklanmaya bağlı olarak yakın şikayetlerin artmasına sebep olmaktadır. Yine bunlardan yansıyan ışınların etkisiyle ortaya çıkan göz yüzeyindeki hem göz yaşı tabakasının etkilenmesine bağlı olarak hem de göz üzerindeki zarın etkilenmesi bağlı olarak çeşitli rahatsızlıkları beraberinde getirmektedir. Bunlara örnek olarak gözde yanma, batma, ağrı, kızarıklık gibi şikayetleri sayabiliriz. Uzun dönemde ise bu cihazlar retinayı da etkilediği konusunda yapılan araştırmalar var. Bu cihazların çeşitli göz rahatsızlıklarına neden olmasından dolayı cihaz kullanımlarında belli kısıtlamalar yapılmasını önermekteyiz.

Gözde en çok neye dikkat etmeliyiz?

İlk olarak genel sağlığımıza dikkat etmeliyiz. Sağlığımıza dikkat ettiğimiz takdirde göz sağlığımıza da dikkat etmiş oluruz. İlk olarak yediğimiz içtiğimiz besinlere dikkat etmeliyiz çünkü hepimiz biliyoruz ki birçok besin göz sağlığı için faydalıdır. Mesela ellerimiz ile gözlerimize temas etmekten kaçınmalıyız. Çünkü ellerimiz mikrobun en fazla olduğu yer olması sebebiyle gözlerimize temasından kaçınılmalıdır. Sonrasında rutin kontrollerin özellikle yapılması gerekmektedir. Kitap ya da telefona odaklandığımız zaman uzak bir noktaya üç beş dakikada bir bakarak gözümüzü dinlendirmemiz gerekiyor görme problemlerini bu sayede aza indirebiliriz.

Güneş gözlüğü seçimi önemli mi nelere dikkat etmeliyiz?

Güneş gözlüğü seçimi aslında çok önemlidir. Güneş gözlüğünüzün yüzünüze yakışması size göre çok önemli olabilir ama yakışmasından daha önemli olan ise gözünüzü güneşin zararlı ışınlarından korumasıdır. İlk olarak bu konuda söyleyebileceğimiz sokakta satılan gözlüklerin satın alınmaması ve kullanılmaması gerektiğidir. Alacağınız gözlük kaliteli ve aynı zamanda güneş için UV ışınlarına karşı koruyucu olması gerekmektedir.  Güneş gözlüğü alışverişlerinizi işin uzmanlarından yani optiklerden yapılması gerekmektedir. Lens kullanımı da artık büyük bir konfor sağlıyor. Kozmetik amaçla kullanımın yanında daha çok görme problemi olan kişiler gözlük yerine lensleri tercih ediyorlar. Lens kullanımında öncelikle dikkat edilmesi gereken en önemli nokta lens bakımı aşamasıdır. 

Göz sağlığınız için siz neler yapıyorsunuz?

Göz sağlığı herkes için olduğu gibi benim için de büyük önem arz ediyor. Önce kendi sağlığıma dikkat ediyorum. En dikkat ettiğim hususlardan bir tanesi de ellerimi göz ile temas ettirmiyorum. Rutin kontrollerimi de düzenli olarak yaptırıyorum.

Teknolojinin gelişmesi göz sağlığı açısından ne gibi artılar sağladı?

Teknolojinin gelişmesi göz sağlığı için çok ayrı bir çığır açmıştır. Eskiden insanlara göz ameliyatı denildiği zaman geri adım atarlardı. Katarakt ameliyatını çok korkunç bir ameliyat olarak görmenin yanı sıra ameliyat esnasında yapılacak olan işlemler hastaları tedirgin ederdi. O zamanlarda ameliyatlar göz merceğinin komple çıkarılması sonrasında kalın camların takılması olarak sürerken artık günümüzde teknolojinin gelişmesiyle teknolojinin sağladığı tüm kolaylıklardan faydalanıyoruz. Teknolojinin sağlamış olduğu kolaylıklar hayatımızın tüm anında olmakla beraber göz hastaneleri teknolojiyi çok yoğun kullanan bölümlerden biridir. Birçok hastalığın tanınması ve görüntülenmesi teknoloji sayesinde çok kolay olmaktadır. Teknolojiyi laboratuvar sistemi olarak değil de daha çok görüntüleme sistemi olarak kullanmaktayız. Gözle ilgili ne varsa gelişen teknoloji sayesinde görüntüleyebiliyor ve müdahale edebiliyoruz. Teknolojiye ayak uydurarak en kaliteli, en kapsamlı cihazlar hastanemizde mevcut olup hastalarımıza konforlu bir sağlık hizmeti sunuyoruz.

Yoğun iş temponuzda ailenize vakit ayırabiliyor musun, hobileriniz nelerdir?

İşimi önemseyerek ve severek yapıyorum. Yoğun bir iş temposu ile hastalarımızın göz sağlıklarına kavuşturmayı kendime hedef belirledim. Ama bunun dışında boş zamanlarımda yani çalışmadığım her anı ailemle geçirmeye çalışıyorum. Eğer onarı bu iş temposunda ihmal ediyorsam ya da öyle düşünüyorlarsa onlardan da bu konuda anlayış göstermelerini bekliyorum. Belki uzak yerlere tatile götüremiyorum ama birlikte keyifli vakit geçirdiğimizi düşünüyorum. Yoğun çalışmam tabi ki sadece beni yoruyor ama aileme yeterli zaman ayırmaya çalışıyorum. En sevdiğim hobim çalışmak diyebilirim işimi ve çalışmayı seviyorum. Düzenli olarak spor yapıyorum savunma sporu ile ilgileniyorum ve kitap okuyorum. Doğayı, yeşili severim, bir şeyler ekip dikmekle uğraşmayı da severim. Ekim dikim yapabilmek için kendime ait tarlalarım var, tarlalarımda vakit geçirmeye çalışıyorum.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Öncelikle böyle bir fırsatı oluşturduğunuz için sizlere teşekkür ederim. Allah sağlık verdiği müddetçe çalışmak istiyorum. Sağlıkla ilgili özellikle göz sağlığı ile ilgili çalışmalarımız devam etmekte. Yeni projelerimiz var. Şuanda çok detay veremesem de özel bir üniversite açmak gibi gerçekleştirmek istediğim birçok düşüncem var. Gençlere önerim ise mesleklerini severek yapmaları ya da sevebilecekleri bir iş seçmeleri. Ne kadar yoğun olursa olsun işimi seviyorum ve severek yapıyorum.

Yorumlar (0)