GÜNCEL Haberleri
Kelimelerin Yetersiz Kaldığı Yerde Sanat konuşur…

Sanatla iç içe büyümenin yanı sıra müziğe olan tutkusuyla hayatını sanat üzerine kuran ve müzisyen kimliği ile karşımıza çıkan Venüs Sanat Okulu Kurucusu Tanya Helin Yüksel ile müzik üzerine konuştuk. Müziği hayatının her noktasıyla bütünleştiren Tanya Hanım “alanında kendini en iyi şekilde ispatlamış bir eğitmen kadrosuna sahip olduklarını ve müziği öğretmenin yanı sıra sevdirmenin önemli olduğunu” sözlerine ekledi.

Kelimelerin Yetersiz Kaldığı Yerde  Sanat konuşur…
PAYLAŞ
A
Haberi Oku

Venüs Sanat Okulu Kurucusu
Tanya Helin Yüksel

 

Okuyucularımız için öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?
Merhaba Metropopüler okuyucuları. 23 yaşındayım Konyalıyım. Müzik hayatımın, eğitimlerimin ve öğrencilerimin bulunması nedeniyle Ankara ikinci memleketim diyebilirim. Her şeyden önce sanatseverim. Müzisyenim ve 12 yıldır sanatla iç içe bir dünyam var. Yaşayan tüm canlılara saygım var bu yüzden çevreciyim ve hayvan severim. Ama en çok kedileri seviyorum. 2018 yılında faaliyet göstermeye başlayan ve Konya’da sanatla ilgili birçok konuda eksikleri tamamlayacak olan Venüs Sanat Okulu’nun kurucusuyum.

Sizin müzik yaşamınız nasıl başladı?
Müziğe ilgisi olan sanatsever bir aile de yetiştim. Müzikle iç içe geçen bir hayatın için ailemin de beni yönlendirmeleri ile hayatımı müzik üzerine kurdum. Tesadüf eseri çok kıymetli müzisyen Sevilay Su ile tanışmam benim hayatımdaki dönüm noktalarından biridir. Keman virtüözü sevgili Cihat Aşkın’ın Haydar Haydar parçasını yorumladığı bir video izledim. Kemana aşık oldum ve her şey benim için böyle başladı.

Müzik konusunda herhangi bir eğitim aldınız mı? Hangi enstrümanları çalabiliyorsunuz?
11 yaşında Sevilay Su’dan keman eğitimi almaya başladım. 14 yaşımda Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nin yetenek sınavlarını başarılı bir şekilde geçerek asil listeden müzik bölümüne girdim. Burada okurken ana dalım keman ve piyona idi. Ayrıca Batı Müziği eğitimi aldım.18 yaşında okuldan mezun olurken TRT Ankara Radyosu’nun yetenek sınavlarına katıldım ve kazandım. Türk Sanat Müziği solisti olarak kendimize ait olan müziğin eğitimi aldım. Türk müziği tutkum eğitimim boyunca katlanarak büyüdü. 21 yaşımda Ankara’da Kültür Bakanlığında Türk Sanat Müziği solisti olarak yer almaya başladım. Bu dönemde arta kalan zamanlarda öğrendiklerimi bir dernekte müzik dersleri verdim. Tecrübeler edindim. Şuan da kuruculuğu üstlendiğim Venüs Sanat Okulu’nda keman, piyona ve şan derslerinin eğitmenliğini yaparken bir yandan da Ankara’daki müzik hayatıma devam ediyorum.

Venüs Sanat Okulu’nu açma hikâyenizi bizlerle paylaşabilir misiniz?
Çocukluk hayalimi gerçekleştirmenin gururunu yaşıyorum. İçimde sanatın olduğu bir yer açma düşüncesi vardı bunu da Ankara’da edindiğim tecrübelerimden cesaret alarak gerçekleştirdim. Bildiğiniz ve sevdiğiniz bir şeyi başka birine aktarmak, onun da sanatla değiştiği o iç dünyasındaki evreleri izlemek çok onur ve gurur verici. Örneğin çocuğum yok ama birçok çocuğun manevi annesi, ablası ve kardeşi oldum. Zamanla bir şeyler paylaştığınız kişilerle aile oluyorsunuz. Bunu bir ömür yapabileceğimi düşündüm. Aile büyüklerimin desteği ile Venüs Sanat Okulu’nu hayata geçirdim.

Sanat Okulunuzdaki faaliyetlerden, vermiş olduğunuz eğitimleri bizlere anlatabilir misiniz?
Kurumumuz müzik, resim ve dans olmak üzere 3 bölümden oluşmakta. İlkokul çağını baz alırsak 5 yaştan itibaren tüm sanatseverler için eğitimlerimiz mevcut. Yetişkinler için de hobi sınıflarımız mevcut. 20 kişilik genç yeteneklerden oluşan, alanında kendini en iyi şekilde ispatlamış bir eğitmen kadrosuna sahibiz.

Sevdiğiniz sanatçılardan eserlerden bahsetmek ister misiniz? Kimleri örnek alıyorsunuz?
Türk Müziğinden bahsedecek olursak tekniği, mesleki ahlakı ve duruşuyla Fazıl Say başta olmak üzere Cihat Aşkın, İdil Biret ve Suna Kan listemin en başındaki isimler diyebilirim.
Klasik Türk Sanat Müziğinde ise çok büyük hayranlık duyduğum Müzeyyen Senar başta olmak üzere Alaeddin Yavaşça, Münir Nurettin Selçukve Sadettin Kaynak liste başında tabikide. 

Okullarda verilen sanat eğitimleri konusunda neler düşünüyorsunuz? Sizce yeterli mi?
Okullarda ki eğitimde kültür derslerinin önemli olduğu kadar sanatsal faaliyetlerinde çocuğun gelişimde ve mesleki tercihte büyük önemi var. Ancak birçok kurumda bunun yetersiz olduğunu gözlemliyoruz. Her şeyden önce çocuklarımızın ilgi alanını ve ne istediğini keşfetmemiz gerekmekte. Burada ilgi alanını keşfetmek ve çocuklarda farkındalık yaratma görevibiraz da eğitmenlere düşmektedir.

Sanat ve müzik konusunda hem çocuklara hem de yetişkinlere neler önerirsiniz?
Sanat dünyada ki evrensel ortak dilimizdir.Bu evrensel dilin; milliyeti, siyahı, beyazı, ırkı, dini yoktur. Sanat duygudan beslenir, içimizdeki istekle şekillenir ve sevgi yoluyla insandan insana ve topluma ulaşır.Her birey mutlaka bir yetenekle dünyaya gelir. İnsanlara tavsiyem hem hayat kalitemiz hem de ruhsal terapimiz için hayatımıza sanatın bir yönünü almalıyız. Her çocuğun ilgi duyduğu kendini bulduğu bir yön vardır. Ebeveynlere önerim bu yönü keşfedip çocuklarına destek olmalıdırlar.

Müzik ve Sanat dışında kalan vaktinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Hobileriniz neler?
Açıkçası İşim dışında geriye çok vakit kalmıyor. Fırsat buldukça yürüyüş yapıyorum. Kitap okuyorum, farklı diller öğrenmeye çalışıyorum ve çok sevdiğim kedimle vakit geçiriyorum.

Son olarak neler söylemek istersiniz?
Benim için çok keyifli bir röportaj oldu. Eski çalışma arkadaşlarım ve dostlarım olan Metropol ailesine sanatsal ve kültürel çalışmalara destek oldukları için Venüs Sanat Okulu olarak teşekkür ediyorum. Uzun yıllar güzel işler yapmak dileğiyle…

Sevgiyle ve Sanatla Kalın…

Yorumlar (0)