RÖPORTAJ Haberleri
Konya’nın sevilen ve merak edilen ismi…

Gençlere model olacak Konya’nın sevilen ismi, çıkardığı kitaplarla ses getirmiş ve 2002 yılında aktif siyaset ile tanışmış enerji dolu Ayşe Mehtap Uğurlu(Akça) ile sohbet ettik. Kendisini hayat üniversitesini bitirdim sözleriyle ifade eden evlat acısını yaşamış bütün hayallerini kızı Berfin’in üzerine kurmuş olan bir anne. Yoğun temposuna rağmen sohbet teklifimizi kabul eden, tüm acılara engin yüreği ile dik duran hayatı seven en önemlisi insanları seven Ayşe Hanıma ile kendisi hakkında bilinmeyenleri sorduk.

Konya’nın sevilen ve merak edilen ismi…
PAYLAŞ
A
Haberi Oku

Ayşe Hanım hiç değişmeyen kişiliğinizi nasıl koruyabildiniz?

Öncelikle teşekkür ederim. Cevaplamaktan çok keyif aldığım bir soruyu sordunuz. Kişilik bir insanın elbisesidir ve bu elbiseyi size aileniz giydirir. Ailenizin giydirdiği elbiseye kendi çabalarınızla düğme, kol ve cep olabilirsiniz. Benim hiç değişmeyen elbisemi babam aldı annem dikti. Kardeşlerim düğme ben ise kol ve cep oldum. Elbisemin modeli babamın dürüstlüğü, dikimi annemin sabrı, düğmeleri ise kardeşlerimin bana duyduğu saygı ve sevgi ile harmanlanınca kişiliğim hiç değişmedi. Şunu unutmamalıyız ki eğer elbiseniz şık ise uğraştığınız ve ortaya koyduğunuz her icraatta güzeldir.

Kişilik problemi yaşayan gençlerde sorun sizce aileden mi kaynaklanıyor?

Evet, kesinlikle ailedir. Sadece gençken değil çocukluk döneminden ala alalım konuyu. Her çocuk modelini anne ve babasına göre şekillendiriyor. Burada asıl görev ebeveynlere düşüyor. Siz olumsuz davranışlar sergileyen anne baba iseniz eğer çocuklara yanlış örnek, olumlu davranışlar sergilerseniz doğru örnek olabilirsiniz. Çocuğu ailedeki güçlü olan model yetiştirmeli. Bu annede olabilir babada. Sadece çocuğu yetiştirirken inançlı olması gerekir. Kişi neye inanırsa inansın ama inanç bir çocuğu yetiştirmenin demiridir. Demir olmadan çimento koyamazsın o bina çöker. Buradan ebeveynlere sesleniyorum çocuklarınıza para değil inanç duygusu verin.

Benim gençlerle aram çok iyidir çünkü onlar benim onurumdur. Her gün gençlerle beraberim hep i iç içeyiz. Onlar benden bende onlarda benden çok memnunuz. Aramızda kuvvetli sevgi ve saygı var. Gençlere her zaman ailelerine sahip çıkmaları gerektiğini söyler bunu aşılamaya çalışırım.

Gençlerden bahsetmişken kızınız Berfin’le ilişkiniz nasıl?

Kardeş gibiyiz. O benim ablam ben onun kardeşiyim. Çok yoruldu yavrucak. Çünkü çok hareketli bir anneye sahip. Birlikte çok güzel zaman geçiriyoruz eğleniyoruz unutulmayacak anılar biriktiriyoruz. Tabi beni bulduğu zamanlarda.

Birazda kızımdan bahsetmek isterim sizlere. Kızım şükürler olsun okulunu bitirdi ve bizlere bu mutluluğu yaşattı. Bizim önerilerimizi dikkate alarak kendi isteği ile yüksek lisansa başladı. Şuanda eğitim hayatına devam ediyor.

Değişmeyen kişiliğiniz hakkında neler söylersiniz?

Kendimi bildim bileli aynı ahlak, aynı düşünce, aynı sevgi, aynı saygı, hatta bu ifadeye biraz hareket katmak gerekirse aynı giyim tarzı, aynı yürek, yürek derken tanıyanlar bilir içim dışım bir aynı kızlık soyadım gibi Akça pakça bir kişiyim. Kendimi övmüyorum kendimi tanıdığım için bu kelimeleri rahatlıkla söyleyebiliyorum.

Duruşunuzdaki olmazsa olmaz dediğiniz özellikleriniz neler?

Bu soruya cevabım çok kısa olacak. Benim duruşumda olmazsa olmaz olarak “3 S” diye tabir ettiğim bir kavram var. “3 S” saygı sevgi ve sabır.

Size Konya’da ve çevrenizde büyük sevgi ve saygı var. Bu değeri nasıl kazandınız?

Dedim ya elbise. Yattıkları yer cennet olsun anne ve babamın. Aile ortamım bana bu değerleri kattı. İmanlı modern ve özgür bir ailede yetiştim. Eğer maya ekşi değilse yediğiniz ekmek lezzet verir. Bu değeri kazanmamda en büyük etken beni yetiştiren ailem ve her konuda destekleyen kardeşlerim.

Çok doğalsınız bu halinize şaşıranlar oluyor mu?

Doğal olmazsam rahatsız olurum. Elbette şaşıranlara saygı duyarım. Herkes her zaman aynı şeyi düşünmek zorunda değil. Mesela ben bazen tahta kaşık ile yemek yerim, mest giyerim. Çok önemli toplantılara bazen ev kıyafeti ile katılırım. Çünkü ben insanların görüşüne göre yargılamam. Şekilci değilim neysem o olmayı seviyorum.

En çok neye kızarsınız?

Övülmeye ve sövülmeye kızarım. Bir insanı her şeyi ile kabul ederiz. Fakat insanın kendisini övmesi ve sövmesi ikisi de insanı üzer.

Şiir kitaplarınız çok konuşuldu. Yüreklere dokunun topluma mesajlar verdiniz. Şu günlerde bir şiir kitabı yazdınız mı ve bizle paylaşır mısınız?

Çok dinlendirici bir soru oldu. Bence şiir insana ilaçtır ve ruhuna iyi gelir. Çok saygı duyduğum çok sevdiğim ismini ülkemize altın harflerle yazdıran başbakanımıza yazdım. İsterseniz şiirimin ismini ve bir satırını sizinle paylaşabilirim. Çünkü aniden yazıp kendisine verdiğim için sözleri çok fazla aklımda değil. Şiirimin ismi “ Yörüklerin Efendisi”

“Seni sevenler korkmaz karanlıklardan” şiirimin devamını kendisi biliyor. Sizlerde bu şiiri kime yazdığımı net olarak anlamışsınızdır.

Gündeminizde tekrardan siyaset var mı?

Bu soru zor bir soru oldu ama cevabı benim için kolay. Evet var.

Peki, hangi partiden tekrar siyaset hayatınıza dönmeyi düşünüyorsunuz?

Herkes için sürpriz olsun eğer beni takip ederseniz bunun cevabını bulabilirsiniz.

Ceketimi koysam siyasette kazanırız derken neyi ifade ediyorsunuz?

Gönüllere girmiş olmayı insanların bizlere sadece evlerinin kapılarını değil gönül kapılarını da açmış olmalarını kastediyorum. Aslında bu söz benim söylediğim değil insanlar tarafından bana söylenen bir söz. Bende bu sözleri duydukça keyifleniyorum ve cesaret alıyorum. Ben parayı değil insanları seviyorum, para değil kalbimde iyilik biriktirdim.

Yorumlar (0)